Psikoloji Kitapları Ne Zaman İşimize Yarar?

Kitap okumak, son yıllarda yerini biraz daha sosyal medya paylaşımları, güzel resimler altındaki postları okumak hatta bazen konuyla ilgili video izlemeye yerini bırakmış olsa da hala kağıt çevirmeyi seven, kitap kokusunun yerini ayrı tutan bir grup insanız diye düşünüyorum.

Psikoloji kitapları, alanda çalışan veya uzman olanların, gelişmeleri takip etmek için baş vurdukları ve bilgiye ulaşma ihtiyaçlarını karşıladıkları bir mecra olsa da yalnızca bu alanda çalışanların talebi olmanın bir adım ötesinde artık…

Psikoloji biliminin yüzlerce alanına dair konuları, insanlığa gerek bilgilerin derlendiği gerekse bir hikayenin içinde hoş bir anlatımla sunmak mümkün.

Örneğin, dünyaca ünlü ve benim de hayranı olduğum psikiyatr Irvin D. Yalom, yazdığı psikoloji kitaplarında hem genç meslektaşlarına tavsiyelerini aktarmakta hem de bilgi sahibi olmak isteyen, başkalarının hikayelerinden payını almak isteyen okurlara ulaştırmaktadır.
Hayatımızda yaşadığımız zor zamanlarda bazen bir tavsiyeyle, bazen bize çok hitap eden bir konuda hatta kimi zaman merakımızı uyandıran bir alandaki kitapları hayatımıza sokabiliriz.
Psikoloji kitapları;

* Merak ettiğimiz konularda, bilgi edinmemize ve sebep — sonuç ilişkisi kurmamıza fayda sağlayabilir.

Mesela, ‘düşünce — duygu — davranış’ üçlüsünün nasıl çalıştığını, yaşantımız içindeki etkilerini öğrenmek ve edindiğimiz bilgiler sonucunda kendimizi gözlemleyerek, hayatımıza dair çok faydalı verilere ulaşmamızı mümkün kılabilir.

* Kimi zaman, okuduğumuz bir psikoloji kitabında, faklı bir bakış açısı kazanmamıza, belki de hikayeyi başka bir gözden görmemize ışık tutabilir ve gerçekten birinin yerine geçmek, hikayeyi başka bir hayattan izleyebilmemize destek olur ki bu da bize empatinin kapılarını açar ve farkındalık kasımızı geliştirmemize destek olabilir.

* Zor zamanlardan geçerken yaşanan, yalnızlık hissini azaltmak ve içinde bulunduğu durumu tanımlamaya fayda sağlayabilir.

‘Bu zorluğu yaşayan tek kişi ben değilim…’ rahatlığı ve farkındalığıyla yaşadıklarını değerlendiren kişinin karanlığın sonundaki aydınlığı görebilmesini mümkün kılar.

* 400’ü aşkın psikoloji ekolünün bulunduğu, koca bir derya denizin içinde kişinin ilgisini çekecek, ihtiyacını karşılamasına destek olacak anahtarlar olduğunu görebilir.

Bu kadar büyük biri bilgi havuzunda, esas olanın kişinin işine yarayanı alması ve uymayanı bırakması esas tavsiye edilendir.

Çok meşhur söylem olan;

‘Bir kitap okudum, hayatım değişti’

belki de zor zamanlardan geçen birinin okuduğu ve bu zorlu döneminde ona ışık tutan bir fener olan bir psikoloji kitabıdır, kim bilir?!