Maslow’a Bir de Buradan Bak!

Abraham Maslow’u birçoğumuz ‘ihtiyaçlar hiyerarşisi’ teorisinden tanıyoruz ancak kendisi ‘hümanist psikoloji’nin babasıdır da aynı zamanda.

Maslow, insanlığın 2 temel motivasyonu olduğunu savunmaktadır, bunlardan biri ‘eksiklik’ diğeri de ‘gelişme’ yönelimleridir.

Nevrozların sebebinin ise psikolojik gereksinimlerin (güvenlik, ait olma, özdeşleşme, sevgi — saygı, prestij) yerine getirilmesindeki eksikliklerden kaynaklandığını belirtmiştir.

İki temel motivasyondan;

Gelişim ile güdülenen bireyin; az bağımlı, diğerlerine daha az minnet duyan, başkalarının övgü ve şefkatine daha az ihtiyaç duyan, onur, prestij ve ödül için daha az kaygılı olduğunu savunmuştur.

Eksiklik ile güdülenen bireyin ise; başkalarıyla faydalılık bakış açışıyla ilişki kurduğunu ve diğerlerinin algıladığı ihtiyaçlarla bağlantılı olmayan yönlerinin ya görmezden gelindiğini ya da tehdit unsuru olarak görüldüğünü ileri sürmüştür.

Maslow, belirtmiş olduğu 2 tip motivasyon unsuruna uygun 2 tip sevgi tanımı yapmıştır.

Eksiklik Sevgisi — E Sevgisi; bencil sevgiyi ya da sevgi gereksinimini ifade ederken,

Varlık Sevgisi — V Sevgisi; bir insanın varlığını sevmeyi, gereksinim duymayan ya da bencil olmayan sevgiyi ifade etmektedir.

V Sevgisinin sahiplenici olmadığını ve gereksinimden çok hayran olmak olduğu düşünülebilir. Ancak E Sevgisine göre daha zengin ve daha değerli bir öznel deneyimdir.

E Sevgisi memnun edilebilir, oysa bu kavram V sevgisine hiç uymaz.

V Sevgisi, içinde anksiyete, düşmanlık barındırmazlar, bağımsızdırlar daha özerk ve daha az kıskançtırlar ya da daha az tehdit hisseder, daha az ihtiyaç duyarlar, daha dürüsttürler ve aynı zamanda diğerinin başarılarından gurur duyarlar daha yardımsever cömert ve destekleyicidirler.

V Sevgisi partnerini yaratır, sürekli gelişimini güçlendirir, kendini kabulü ve sevginin değerliliği duygusunu sağlar.

Hayattaki temel motivasyonlarımızın, hayatı okuma şeklimizin ve hatta en güçlü duygularımızdan biri olan ‘sevgi’nin bile birtakım faktörlere bağlı şekillendiğini öne süren Maslow’un bu teorisini kendi ilişkilerimiz için de değerlendirebiliriz. Yaşam motivasyonlarımızı gözden geçirmek, farklı bir bakış açısı ile ilişkilerimizi ve sergilediğimiz tutumları değerlendirirken, yeni pencerelerden bakabilmeyi dilerim…