Neden Terapi ?

Doğru bilinen yanlışlardan biridir terapinin kişiyi rahatlattığı!

Çokça verilen keyifli benzetmelerdir, ‘balkonu yıkamak terapi gibi geldi’ ya da

‘alışveriş en güzel terapi’ gibi söylemler…

Aksine; insan kendini bir labirentte gibi hissettiğinde, sanki bildiği yolu şaşırmış da yanlış bir yere gidiyor gibi geldiğinde, hep aynı yolu gitmekten yorulduğu, sıkıldığı hatta bunaldığı zamanda, hali hazırda mevcut olan rahatsızlığını tanımak, anlamak ve kendini keşfetme sürecine girmektir terapi !..

İçinizde yer alan, daha önce varlığını bile bilmediğiniz gizli odalara girmektir terapi…

Keşiftir aynı zamanda;

artık otomatize olmuş ve kendiniz sandığınız davranışsal özelliklerin

hakikatini görmektir terapi…

Sizi rahatlatmayı vaat etmez!

Tıpkı en güzel manzarayı görebilmek için tırmanılan patika gibi,

biraz kas yorgunluğuna neden olur ancak

seyrine gidilen manzara ve bu deneyimi yaşamanın yanında,

birkaç kasın fazla çalışmasının bir önemli kalmaz 🙂

Terapi de böyle bir yolculuktur ve en kıymetlisi de bir yol arkadaşınızın varlığıdır, sizin yanınızda olan!

Daha önce görmediğiniz odalara girerken,

henüz manzaranın ne olacağını bilmeden yürüdüğünüz o patikada ilerlerken,

size yol arkadaşlığı eden, terapistle kurulan ilişki,

olmazsa olmazıdır!

Tekamülünüzü gerçekleştirirken,

bu yol arkadaşlığı çok kıymetlidir.

Doğru kişiyle o bağı kurmak ve keşfe çıkmaktır terapi!

Rahatlamak değil, uykudan uyanmaktır…